kartopu günler.

kartopu günler.

risk almadan soluduğun bu devinim, ‘kah’larla bizi huzmelere boğuyor. ters ışığın seni gölgede bırakıyor. gölgen yüzüme düşüyor, göremiyorum. ışığa dönük ben olsam da sen, beni karanlıkta sanıyorsun. kızıyorsun. arkana aldığın ışık, dünyanı aydınlatıyor sanıyorsun. sırtın ne kararmış günlerle dolu ki aydınlığı orada istiyorsun.
emanet dükkanında elimizde bir tek kimliğin kalmış. peki, kalbin kimde kaldı? suretini kütük ispatlar sandığın ben, kalbini duymuyorum. çünkü orada elyaf var.
duruyorum sanıyorsun. durduğum yer, dün yürüdüğüm ve şimdi’ye varmış olduğum yer.
sen oturduğun yer’den beni yer’iyorsun.
oturmak..
adeta bir kırlent ihtişamı gibi.
kalbinin yerinde elyaf olan.

glitch feeling.

glitch feeling.

en çok, gerçekten mutlu olacağına inandığında mutsuz oluyormuşsun.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
(9 plays)

into the night.

içinde kaç kumru öldü ki şakımaz gözlerin sevda sözlerini. o sapan en çok beni acıttı.

hangisi daha acı bilmiyorum.. hayatımdaki bütün değer verdiğim varlıkların teker teker kanser olduğunu öğrenmem ve ölmelerini izlemem mi, yoksa hayatıma soktuğum insanların zaten çoktan ölmüş olduğunu fark etmem mi.

kar beni mutlu eder.

kar beni mutlu eder.

her insanın dengi var da tekerrürrün yok. tekerrür, ancak hıyarlığın dengidir.

ben seni çok iyi anlıyorum da o seni anlamıyor, ben de onu.

o kadar özel ki.

blog: göndermede bulunan kafiyesiz tümcelerin elçisi.

(Source: bleedinginmyheart, via fatalreports)